Çocuğum Anaokuluna Başlamaya Hazır mı? (II)

anaokulu 1
  • 1 Star
    Loading...

Bu yazı bir devam yazısıdır. Yazının 1. kısmı için TIKLAYINIZ

Çocuğunuzu iyi gözlemleyin.  Gelişim özellikleri takibi genel bir fikir verir ancak her çocuğun “farklı” olduğu gerçeğine dayanarak, çocuğun ilgilerinin ve ihtiyaçlarının farkında olunmalıdır. Çocuğun evde, dışarda ve başka insanların yanındaki tavırları, durumlara karşı tepkileri iyi gözlemlenmelidir. İstedikleri olmadığındaki davranışlarının ve yetişkin denetiminin olmadığı durumlardaki tutumlarının bilinmesi önemlidir.

Ailesinden birilerinin yanında olmayacağı bir ortama ilk kez girecek olan çocuk için okul çok önemli bir adımdır. Çocuğun bu yeniliğe hazır olup olmadığının fark edilmesi için ebeveynin çocuğunu iyi tanıması gereklidir.
Hazır olmadığı halde fark edilmeyip, okula gitmeye zorlanan bir çocuk için adaptasyon süreci daha uzun ve zor geçebilir. Ön kazanımları tamamlayın. Bakım amaçlı olarak çok küçük aylarda gönderilen kreşleri dışında bırakarak, eğitim amacı ile gönderilen okullar için tuvalet eğitiminin tamamlanmış olması çocuğun kendini ifade edebiliyor olması önemli kilometre taşlarıdır. 3 yaşında ancak hâlâ tuvalet eğitiminde sorun yaşayan bir çocukla, anaokulu macerası tahmin edilenden daha karmaşık olabilir. Her ne kadar okullarda destek olunsa bile, çocuğun yemeğini kendisinin yiyebilmesi gereklidir. Aksi takdirde hem eğiticiler hem de aile ve çocuk güçlük çeker. Yemek esnasında kendisine de aynı şekilde davranılmasını isteyen çocuklar çıkabilir ya da öğretmeni yemek yedirdiği için, arkadaşları çocuğa “bebek” muamelesi yaparak oldukça acımasız davranışlarda bulunabilirler. Bu gibi sebeplerle, asgari ölçüde sınıfa uyum sağlaması mümkün olacak şekilde hazır oluşunun sağlanması gereklidir. Bu kazanımlar için eğer çocuğun zihinsel.
Fiziksel ya da duygusal bir sorunu yoksa ailenin biraz destek vermesi yeterli olacaktır.

• Evin sınırlarını genişletin.  Çocuklar 2 yasından itibaren yaşadığı dünyanın ve sosyal çevrenin farkına varırlar. Hem fiziksel hem de zihinsel olarak daha aktif olan çocuklarının aktivite ihtiyaçları da artmaya başlar. Özellikle günümüz çocukları için çevresini keşfetmek çok daha kolaydır ve kısa sürmektedir. Çabuk keşfetmeleri ve hızla sıkılmaları yüzünden ailelerin ne yapacaklarını şaşırdıkları, çocukları nasıl mutlu edeceklerini bilemedikleri görülmektedir. Dolayısıyla evin içi ve evde birlikte olduğu kişi (anne/büyükanne/bakıcı) bir süre sonra çocuk için sıkıcı olmaya başlar. Tatmin olmadığı için sıkılmasını hırçınlık ve yaramazlık şeklinde ortaya koyar. Her gün için ayı bir eğlence bulmak aile için zorlayıcı olmaya başlar. Bu durumda artık çocuk eve sığmadığının ve okula başlamaya
hazır olduğunun sinyallerini vermektedir. Başka bir deyişle, çocuk oyun çağına girdikten sonra bir kuruma gitme zamanı gelmiş demektir.