Çocuğuma Ödül Vermeli Miyim?

  • 1 Star
    Loading...

Çocuğuma ödül vermeli miyim?

Ceza konusunda olumsuz davranışlara karşı nasıl bir tutum sergilenmesiyle ilgili önerilerde bulunduktan sonra, şimdi de olumlu davranışlara karşı nasıl bir tavır takınılması gerektiğine değineceğiz. Ödül, sözlük anlamıyla bakıldığında “iyi bir iş/davranış karşılığında verilen armağan ya da mükâfat olarak görülüyor. Yani ödül almak ya da ödüllendirilmek için takdir gören bir eyleme ihtiyaç vardır. Ceza bir bakıma daha kolaydır. Hatalı bir davranışın varlığı kesindir ve bu konuda tavrımızı belirlememiz daha kolaydır. Ancak ödül konusunda işler biraz daha karışıyor. Öncelikle bazı soruları cevaplamak gereklidir;

Hangi davranışlar ödüllendirilmelidir?

Her ailenin kendi değerleri ve kuralları olduğu gibi olumlu kabul ettiği ve öncelik sırasında yer değiştiren farklı beklentileri olabilir. Aynı zamanda ödülün hak edilişi de bu beklentilere göre belirlenir. Tüm notlarının 100 olduğu bir karne elbette tüm ailelerde memnuniyet uyandırıcı bir sonuçtur. Fakat çok yüksek başarısı olmayan bir çocuğun ailesinde zayıfsız geçmek de ödül sebebi olabilir. Çocuğa odasını toplaması karşılığında ödül verilmesi ailenin kararıdır. Tabii 1,5 ya da 15 yaşında değil elbette. 1,5 yaş da, 15 yaş da hiçbir ödülün işe yaramayacağı yaşlardır. Ailelerin kendi yaşam tarzları ve değer yargıları ödüle değer davranışların değişiklik göstermesine neden olur. Ancak bazı noktaları sınırlamakta fayda vardır.

“Yemek” ödül sebebi olmamalıdır. Yemek yemek bir ihtiyaçtır ve çocuğun kendisi için yapması gereken bir davranıştır. Her yemek sonrası verilen ödüller, bir süre sonra ödül için yemeğe dönüşür ve çocuk uzun bir süre yemek yemenin “normal” bir durum olduğunu kavrayamaz. Teşvik, onaylamak ve fark etmek gibi yemek yemesini pozitif etkileyecek, davranışa yönelik tepkiler verilebilir ancak bu tepkilerde bile abartıya kaçmamak, dengeli olmak oldukça önemlidir. Her bir kaşık için sevinç çığlıkları atmak veya her yudumda alkışlara boğmak, uzun sürede ebeveyni yoran ve çocuğun tatmin sınırını yükselten davranışlardır. Kararında bırakmayı bilmek gerekir.

Okula gitmek de bir marifet değildir! Elbette 3 yaşındaki bir çocuk için ilk kez başlayan okul/yuva deneyimleri için ekstra motivasyona ihtiyaç vardır. Fakat okula gittiği her gün için ayrı bir mükâfat düşünülemez. Yetişkin insanların işe gitmesi nasıl normal ve gerekli bir durumsa, çocukların da belli bir yaştan sonra okula başlamaları o kadar doğaldın Bu doğal durum önce aile tarafından içselleştirilmeliyiz Okulu “çok acayip” bir yer gibi hissettirirseniz, çocuğun da bu “okul” denen yere şüpheyle ve çekinerek yaklaşması kaçınılmaz olur. Okulda iyi vakit geçirmesi, arkadaşlıklar edinmesi, yeni bilgiler öğrenmesi ve aktiviteler yapmasından dolayı yaşanan memnuniyet gösterilmeli ancak yine durulacak yer iyi belirlenmelidir.